Anasayfa Hakkımızda Foto Galeri Uzmana Sor İletişim/Randevu
 
 Cinsel Terapi Nedir?
 Danışan Tavsiyeleri
 Vajinismusta Nedenler ve Tedavi Yaklaşımı
 Vajinismusta Uygun Olmayan Tedavi Yaklaşımları
 Kadınlarda Ağrılı Cinsel İlişki
 Kadınlarda Orgazm Bozukluğu(Anorgazmi): Nedenler ve Tedavi
 Kadınlarda Uyarılma Bozukluğu ve Tedavisi
 Cinsel İsteksizlik Nedir?
 Erken Boşalma Nedir?
 Sertleşme (Ereksiyon) Bozukluğu
Takvim
Site Haritası
Anasayfa
Vajinismus vajina çevresini saran kasların istemsiz kasılması nedeni ile kadının cinsel ilişkiye gerememesidir. Vajinismusta evlilik cinsel ilişki ile tamamlanamadığından cinsel terapiyi(tedaviyi) zorunlu kılan bir durumdur. Çocuk sahibi olmayı çok istedikleri için bu sorunu yaşayan kadınların sterilite kliniklerine başvurma olasılığı son derece yüksektir.Vajinismus vajina çevresini saran kasların istemsiz kasılması nedeni ile kadının cinsel ilişkiye gerememesidir.
En genel anlamı ile vajinismus ağrı, acı, kanama olacak korkusu ile vajinaya giriş teşebbüsünde ortaya çıkan ve cinsel birleşmeye izin vermeyen vajina girişinin üçte birlik dış bölümündeki kaslarda istemsiz ısrarlı ya da yineleyici kasılmalar sonucu oluşan bir cinsel sorundur. Bu kasılmaya tüm bedendeki kasılmalar, bacakların kapanması, korkuya eşlik eden kaçınma davranışı dolayısı ile girişin olmayacağı inancı eşlik eder. Kişi bilinçli zihni ile cinsel birleşmeyi gerçekleştirmek istemesine rağmen bunu başaramamaktadır. Yani bir nevi en çok istediği şey en çok korktuğu şey olmaktadır.Vajinismus tedavisinde tedavi süreci eşlerin her birinin duygu düşünce, korku ve cinsel davranış kalıplarını yeniden yapılandırmayı gerektirir.
Kadında orgazm bozukluğu olağan bir cinsel uyarılma evresi olmasına rağmen orgazmın sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmaması olarak tanımlanmaktadır. Kadınlarda orgazm bozuklukları sanıldığından ve erkeklerdekinden çok daha karmaşıktır. Ayrıca kadınlar orgazmı tetikleyen uyarının türü ve yoğunluğu açısından çok farklı tepkiler verirler. Bu nedenlerle orgazm bozukluğu tanısı çok dikkatli bir klinik değerlendirmeyi zorunlu kılar. Cinsel terapist kadının yaşı, cinsel deneyimi ve aldığı cinsel uyarının yeterliliğini eş ile olan cinsel güveni ve eş ile olan cinsel iletişimi titiz bir şekilde inceledikten sonra tanıya gitmelidir.
Cinsel ilişki sırasında genital bölgede devamlı ve yineleyici ağrı olmasıdır. Kadınların önemli bir kısmı hayatlarının bir döneminde bu ağrıyı geçirir. Ağrılı cinsel ilişkide ağrı yüzeysel ve derin olmak üzere iki şekilde kendini gösterir. Yüzeysel ağrılar vajinal enfeksiyonlar, jinekolojik ameliyatlar, doğum lezyonları, ilişki öncesi yeterli uyarı ve dolayısıyla ıslanma olmadan girilen cinsel ilişki vb. nedenlerden kaynaklanabilir. Klinikte sık rastlanan durum vajinal kuruluktur. Derin ağrılı cinsel ilişki vajinadaki doğuştan anormallikler, sistit, üretra iltihapları, kronik enfeksiyonlar, perliste kitleler, bağırsak hastalığı ve genital organlarda sarkmalar neden olabilir.
Uyarılma bozukluğu DSM-IV de sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde cinsel uyarılmanın yeterli bir ıslanma, kabarma tepkisini sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene kadar bunu sürdürememe olarak tanımlanmaktadır. Cinsel uyarılma sorunu yaşayan kadınlar yeterli ön sevişme ve klitoral uyarı olmasına rağmen yeterince uyarılmamakta ve ıslanamamaktadırlar. Ülkemizde kadınlardaki cinsel uyarılma sorununun ne sıklıkta olduğu kesin olarak bilinememektedir. Uyarılma bozukluğunun çok çeşitli nedenleri olmakla birlikte ülkemizde en çok rastlanan neden yetersiz cinsel eğitim, ayıp, günah, suçluluk duygularını öne çıkaran baskıcı gelişimsel nedenler ön planda bulunmaktadır. Yine cinsellikle ilgili psikolojik çatışmalar cinsellikle ilgili ailevi ve toplumsal baskılar uyarılma sorununa neden olmaktadır. Ayrıca yanlış ve abartılı cinsel bilgiler, yetersiz cinsel eğitim, yetersiz cinsel deneyim sıklıkla altta yatan nedenlerdendir.
Cinsel istek sinir sistemi, endokrin sistem, biyolojik yapı, psikolojik etkenler sosyal ve kültürel yapılar tarafından etkilenen son derece karmaşık bir durumdur. Bütün yazarlar cinsel isteğin esas olarak bir içgüdü olduğu konusunda hem fikirdir. Ancak stres, psikolojik travma, ilişki sorunları nasıl uyku düzenimizi, sinir sistemimizi etkiliyorsa aynı şekilde duygusal ve sosyal problemlerin insanın cinsel istek düzeyini etkileyebileceği bilinen bir gerçektir. Dünyaca ünlü cinsel terapist Helen Kaplan’a göre cinsel içgüdü çift yönlü bir mekanizmaya sahiptir. Örneğin rahat ve güvenilir bir ortam ile uygun cinsel uyarı (çekici bir partner, duygusal bir ortam, uygun fiziksel temas, hoş bir müzik vb . )cinsel isteği uyandırırken, tersi bir ortam ya da uygun olmayan bir ortam uygun olmayan bir eş, tam tersi yönde cinsel isteği olumsuz bir yönde etkileyebilmektedir.
Duyurular
  Çalışma saatlerimiz 10:00 - 21:00 arasıdır

 
Hava Durumu

 
Saat
 
 
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret612
 
 
Yer sağlayıcı: Yurdum Yazılım