• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
 Meslekte 25 yıl
Tavsiye & Teşekkürler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam124
Toplam Ziyaret419722
Site Haritası

Vajinismusta Nedenler ve Tedavi Yaklaşımı

Vajinismusta Nedenler ve Tedavi Yaklaşımı

Vajinismus Nedenler ve tedavi       Vajinismus vajina çevresini saran kasların istemsiz kasılması nedeni ile kadının cinsel ilişkiye gerememesidir. Vajinismusta evlilik cinsel ilişki ile tamamlanamadığından vajinismus cinsel terapiyi (tedaviyi) zorunlu kılan bir durumdur. Çocuk sahibi olmayı çok istedikleri için bu sorunu yaşayan kadınların sterilite kliniklerine başvurma olasılığı son derece yüksektir.
      
      Eğer kadın daha önce hiç cinsel ilişkiye girmemişse bu duruma birincil vajinismus denir. Kadın o zamana kadar normal ve aktif cinsel ilişki yaşadığı halde sonradan gelişmiş ise buna da ikincil vajinismus denir. Klinikte daha çok birincil tipi görünür ve genellikle psikolojik nedenlerle ilişkilidir. İkincil tipi ise vajen enfeksiyonları, cerrahi girişimler vb. gibi tıbbi nedenlere ve yaşanan olumsuz deneyimler ve travmalar gibi durumsal nedenlere bağlıdır.

       
      
Vajinismus vajinanın dış üçte bir bölümündeki kas yapısının cinsel birleşmeyi engelleyecek şekilde tekrarlı ve devamlı istem dışı kasılmasıdır. Vajinadaki istem dışı kasılmalar bu kadınlar için büyük ve kötü bir sürprizdir. Bu kaslar kişinin bilinçli kontrolünden bağımsız olarak kasılmaktadır. Vajinismus yaşayan kadınlar aslında cinsel olarak tepkisel ve cinsel birleşme konusunda isteklidir. Onlar için böyle bir birleşme yaşamıyor olmak üzüntü verici bir durumdur.(Keçe ,2007)
        
      Vajinismusta cinsel ilişki denendiğinde kadın ağrı beklentisiyle korkar. Bu korku koşullanmış bir davranış olarak seyreder. Koşullanmış olan bu korku yanıtı vajen kaslarının istemsiz olarak kasılmasına neden olur. Böylece çift bir kısır döngünün içine girer. Sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu ortaya çıkar. Bu kadınlar genellikle fiziksel muayeneye de (jinekolojik muayene) izin vermezler. Yani korku parmaklara da yoğunlaşmıştır.
       
      Bu sorunu yaşayan çiftler çok çocuk istemekle beraber bu kadınların genellikle doğum korkuları vardır. Vajinanın çok küçük olduğunu ve doğumun çok ağrılı olacağını düşünürler. Vajinismus sorunu olan kadınlar genellikle cinsellikle ilgilidir. Okşanmaktan ve klitoris uyarısından hoşlanırlar ve orgazm olabilirler. Ancak cinsel birleşme olasılığı ortaya çıkınca hemen korkarlar, çoğu bir panik havasına girer ve cinsel isteklerini yitirir. Hatta eşi üzerinden iterek kendinden uzaklaştırmaya çalışırlar, bacaklarını kapatırlar, el ve ayaklarında soğuma olur.
       
      Bu problemi yaşayan kadınların bir kısmı daha önce jinekolojik muayeneye gitmekle birlikte muayene olamamıştır. Bu çiftler koitus dışında her türlü cinsel yakınlaşmayı yaşadıklarından çok düşük bir olasılık da olsa gebe kalmaları olanak dahilindedir. Ancak gebe kalmak hatta doğum yapmak vajinismus sorununu çözmez. Çünkü bu kadınlar sezeryanla doğum yaparlar ve bu sorun katmerleşerek devam eder. Diğer taraftan bu çiftler artık çocuk sahibi olduklarından, çevreden gelen "ne zaman çocuğunuz olacak" baskısından da kurtulduklarından vajinismus tedavisi için başvurma olasılıkları çok zayıftır. Artık bir çocuk sahibi olmuşlardır.  Klinikte vajinismus çiftlerinin hatırı sayılır bir kısmı çocuk istedikleri için tedavi arayışı içinde olduklarını ifade etmektedirler.
       
      Çift sorunla karşılaşınca bu durumun zamanla geçeceğini düşünür ve ağırdan alır. Ancak her denemede aynı durumla karşılaşınca kafaları daha da karışır. Bu şekilde zaman hızla ilerlerken çiftin sıkıntısı da buna paralel olarak artar. Bu çiftler ortalama olarak evlendikten üç yıl sonra tedavi arayışına girer. Süre ilerledikçe sorun daha da derinleşmekte, çiftin evlilik ilişkisi de olumsuz yönde etkilemektedir.
        
      Vajinismusun en temel belirtisi cinsel ilişkiye girme anında kişinin panik atak gibi bir durum yaşamasıdır. O an geldiğinde kişi endişe korku kaygı gibi duygular yaşar. Kadının bilinci açık olmakla birlikte genellikle kontrolünü kaybeder. Bütün vücudu en çok da vajina kasları kasılır. Eşini üzerinden itme davranışları görülür. Her denemede bu tablo yaşandığından çifti çaresiz duruma düşürür.
       
      
Erkek eş ne yapacağını bilemez. Çoğunlukla karmaşık duygular içindedir. Bu duygular, eş tarafından reddedildiğini düşünme, suçluluk çaresizlik, başarısızlık, ne yapacağını bilememe, kızgınlık, umutsuzluk, istediği halde empati kuramama, öfke, sorgulama ve uzaklaşma gibi ilişki dinamiklerini olumsuz etkileyen duygulardır.
        
      Aynı şekilde kadın eş ise, utanç duyma, suçluluk, kendinde bir eksiklik olduğu düşüncesi, kendinden hoşnutsuzluk, mutsuzluk, hayal kırıklığı, eşi kaybetme korkusu, herkesin kolayca yapabildiği bir şeyi yapamadığı hissi ve dolayısı ile başarısızlık vb gibi duygularla boğuşmak durumunda kalır.
        
      Bütün bunlar yetmiyormuş gibi diğer taraftan aile büyüklerinin ve akrabaların "Ne zaman çocuğunuz olacak?" sorusuna nasıl cevap verecekleri endişesini yaşarlar. Bu endişe aile ilişkisinde sır saklama zorunluluğunun yükünü de çiftin omuzlarına yükler.

VAJİNİSMUSUN NEDENLERİ


1-YANLIŞ EKSİK ABARTILI BİLGİLER

       
Ülkemizde cinsel eğitim verilmediğinden genç kızların doğruyu ve yanlışı bilme şansları çoğunlukla yoktur. Yakın çevre ve arkadaşlardan alınan ve çoğu kez de yanlış, yetersiz ve abartılı olan bilgilerle cinsel yaşamlarına başlarlar. Kuşaktan kuşağa ve kulaktan kulağa aktarılan bu yanlış, yetersiz ve abartılı bilgiler nedeni ile ilk cinsel ilişkiyi korkutucu çok acı ve ağrı veren şakır şakır kanama yapan olarak görürler ve vajinanın parçalanacağına ilişkin yanlış bilgilerle yaşamak zorunda kalırlar. Kısacası insanların kafasındaki yanlış ve abartılı bilgiler vajinismusa sebep olabilen önemli faktörlerdir.
       
      Ayrıca kız çocuklarının baskılayıcı cinsel yetiştirilme tarzı bu konuda en çok üzerinde durulması gereken konudur. Bizim kültürümüzde cinsellik sadece erkekler içindir. Kız çocukları cinsellik konusunda soru sormamalıdır. Merak etmemelidir. Kızlar eteğini ve bacağını açmamalıdır. Kızlar için cinsellik kötüdür ayıptır, günahtır ve bu nedenle de zaten yasaktır. Ayrıca erkekler kötüdür, kızları kullanır bırakır, kirletir bu nedenle erkeklere güvenilmemeli ve onlara yanaşılmamalıdır. Bu ve benzeri olumsuz söylemle yetiştirilen kız çocuklarının vajinismus geliştirme riskleri çok ama çok yüksektir. Yani büyüdükleri ve evlendikleri zamanda eteklerini ve bacaklarını açmazlar. Eşlerini de kendilerine yanaştırmazlar.
        
      İster kadın olsun iste erkek olsun her insanın içinde doğuştan ve doğal olarak cinsel dürtüleri vardır. Her insanın doğal olarak cinselliğini yaşama hakkı vardır. İnsan doğasına aykırı hareket etmeyi doğanın affetmemesi yine doğanın kendi kanunudur. Cinsellik kendiliğinden insanın içinde var olan bir güç olmakla birlikte insanın öğrenilerek geliştirilebilen bir parçasıdır.

2- TIBBİ NEDENLER

-
İlaç kullanımı
-Madde kullanımı
-Doğum travmaları
-Kistler
-Vajinal enfeksiyonlar
-Sorunlu cerrahi girişimler
-Üreme sistemi enfeksiyonları
-Ağrı eşiğinin düşük olması
       
      Vajinismus tedavisinde bu faktörler dışlanmalıdır. Eğer dışlanamıyorsa danışanın uygun tıbbi tedaviyi alması sağlanmalıdır. Değerlendirme seanslarında ve öykü alma aşamasında bu faktörlerden birinin varlığı kolaylıkla tespit edilebilir.

3- PSİKOSOSYAL NEDENLER

-
Geçmişte cinsel taciz yaşantısı
-Gebelik korkusu
-Doğum korkusu
-Acı ağrı korkusu
-Ödipal çatışma
-Depresyon
-Sosyal fobi
-Kişilik bozukluğu
-Cinsel güvensizlik
-Olumsuz kötü dini şartlanmalar
-Bilinç dışına itilmiş ruhsal çatışmalar
-Cinsel isteksizlik
-Uyarılma problemi
-Kadınlık rolünü kabul etmeme
-Baskılı cinsel eğitim
-Simgesel olarak beyinde aşırı büyütülen penis korkusu
-Çocukluk ve genç kızlıkta çevreden duyulan abartılı ve olumsuz ilk gece hikayeleri
-Cinsel kimlik sorunları
-Ağır ruhsal çatışmalar.

4- ÇİFT İLİŞKİSİNE BAĞLI NEDENLER

-
Bağlanma korkusu
-Terk edilme korkusu
-Güven eksikliği
-Eşten gelen veya gelme olasılığı olan şiddet
-Uygun olmayan bir evlilik ve eş ilişkisine kendini kapatma
-İlişkide gücün kaybedileceği korkusu

VAJİNİSMUSTA TEDAVİ
         
      İyi haber: vajinismusun tedavisi yüz güldürücüdür! Değerlendirmede öncelikle nedenler saptanarak ona göre bir tedavi formulasyonu hazırlanmalıdır. Sağaltımda iyi bir öykü almak esastır. Danışanın kendi sözcükleri ile kendi problemini anlatması değerlendirmede kıymetli bir başlangıç noktasıdır. Kişinin çocukluk öyküsü, çocuklukta geçirdiği hastalıklar ve fiziksel travmalar mutlaka sorgulanmalıdır.

        
      Vajinusmus sağaltımında çift birlikte tedaviye alınmalı, öncelikle hem kadın hem de erkek rahatlatılmalı, gevşemeleri sağlanmalı, heyecan ve kaygıları üzerinde çalışılarak çiftin rahat ve güven içinde oldukları, terapötik bir işbirliği ortamı sağlanmalıdır.

       
      Ağır cinsel kimlik sorunları, kişilik bozuklukları ve ağır ruhsal çatışmaların olup olmadığı değerlendirme seanslarında saptanmalıdır. Bu tür durumların varlığında psikodinamik yönelimli tedavi yaklaşımları üzerinden gidilmelidir. Yine ilaç kullanımı madde kullanımı olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.

       
      Olumsuz dış faktörlerin olduğu ikincil tip vajinusmusta öncelikle bu dış faktörlerin düzeltilmesi yoluna gidilmelidir. Bu yapılmadan danışana önerilerde bulunmak hiçbir fayda vermez. Örneğin eşten gelen bir şiddetin varlığı ya da gelecek beklentisi vb.

       
      Sağaltımda üzerinde önemle durulması gereken bir nokta da çift ilişkisinin mercek altına alınması gerekliliğidir. Çift ilişkisinde sevgi yakınlık var mı, Her bir çift cinsel ilişki için hazır mı, Birbirlerini cinsel yönden çekici buluyorlar mı, çift birbirini aktive edebiliyor mu, çift birbirlerini uyarabiliyor mu, çiftin ilişkisinde mahremiyet ve sevecenlik ne durumda ... sorularına yanıt verilmelidir.

       
      Sağaltımda çiftin her bir üyesinin korkularının ve kaygılarının giderilmesi, rahatlamalarının ve gevşemelerinin sağlanması ile birlikte güvenli işbirliğine dayanan tedavi ortamının oluşturulması iyi bir başlangıç noktasıdır.

       
      Danışanın cinsel konuları konuşmada çekingen olacağı baştan kabul edilerek sabırlı bir yaklaşım içinde olunmalıdır. Cinsel terapist zaman zaman danışanın dilinden konuşmakla birlikte gerektiğinde de danışanın önünü açıcı, açık ve net bir duruşta durmalıdır. Danışanların kendi sorunlarının kendi cümleleri ile dile getirmelerinin kıymeti kendiliğinden menkuldür.

        
      Cinsel terapide daha çok duygular ve en çok da duyumlar üzerinde odaklanılır. Tedavide bilişsel davranışçı yöntemlerden yararlanılır. Çünkü vajinismus yanlış bilgiler, yanlış öğrenmeler ve koşullamalar sonucu oluşmuştur. Sağaltımda bu yanlışlıkların üzerine gidilerek daha uyumlu olanlarla yer değiştirmeleri sağlanır.

       
      Tecrübeli bir cinsel terapistin rehberliğinde destekleyici bir yaklaşımla olguların büyük bir çoğunluğu kolaylıkla düzelir.


Shu. Güldane KAVGACI
Vajinismus Terapisti & Aile ve Evlilik Terapisti

Kaynakca: Keçe,Cem,vajinismusa .ütopya grafik.2007


Vajinismus ve Cinsel Terapi ile ilgili Makalelerimiz