• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
 Meslekte 25 yıl
Tavsiye & Teşekkürler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam65
Toplam Ziyaret436511
Site Haritası

VAJİNİSMUS EVLİLİK İLİŞKİSİNİ NASIL ETKİLER

VAJİNİSMUS EVLİLİK İLİŞKİSİNİ NASIL ETKİLER?

     Vajinismus Evlilik İlişkisi ve boşanmaVajinismus (cinsel ilişkiye girememe) cinsel birleşmeyi çoğu zaman tamamen engeller. Bu nedenle diğer evlilik sorunları ve cinsel sorunlar gibi göz ardı edilemeyecek bir sorundur.
      
      Vajinismus hem çiftin evlilik ilişkilerini hem de çiftin ebeveynlerini etkiler. Çünkü evlilik birliğini tehdit edici olarak algılanır ve çiftin bebek sahibi olmalarını engeller.
      
      Sorun ilk ortaya çıktığında kişi şaşırır, karmaşık duygular yaşar, zaman geçtikçe özgüveni sarsılır ve giderek başaramama korkusu yaşamaya başlayabilir.
      
      Kişi cinsel birleşmede acı duyacağı kanama olacağı ya da kötü vb. korkularına ilaveten başarısız birleşme girişimlerinden sonra suçluluk, yetersiz hissetme, aşağılanma ve ümitsizlik duygularına kapılabilir. Giderek işe yaramazlık ve yetersizlik duygularını derinden deneyimlemeye başlar.
      
      Eşi kaybetme korkusu, eşin kendini aldatabileceği düşüncesi, hatta sorunun uzun süre devam etmesi halinde evliliğini kaybedeceği korkusu yaşamaya başlayabilir.
      
      Kadın kendi içinde bu sorunlarla boğuşurken erkek eş de bundan nasibini alır. Erkek eş kendisinin istenmediğini, reddedildiğini, sevilmediğini düşünerek kızgınlık sonucu eşe öfke duyabilir. Kendi içinde  bu soruna  sürekli bir anlam bulma çabası içerisindedir. Eşinin fiziksel bir rahatsızlığı olduğunu veya kendisinin yanlış bir şeyler yaptığını düşünebilir ya da tekrar yanlış yapacağı korkusunu yaşayabilir.
      
      Bu karmaşa içinde çift huzursuzlanmaya başlar ve dolayısıyla cinselliğe karşı ilgileri giderek azalma eğilimine girer. Böylece evlilik ilişkileri de bozulmaya başlar. Evin içinde herkes havadan nem kapar bir konuma gelir. Birbirlerine karşı töleransları zayıflar.
      
      Çiftin ailelerinin bu durumu bilmesi durumu daha da karmaşık bir hale getirir. Ne yazık ki halen kültürümüzde ilk geceye ait çarşaf beklentileri vardır. Ayrıca yakın akraba, arkadaş çevrelerinden "Çocuğunuz olmuyor mu ya da ne zaman olacak? " beklentileri  çifti daha da izole bir hayat yaşamaya mahkum eder. Ailelerde sürekli baskı ve sorgulama gündemdedir. Genellikle kadının ailesi erkeği, erkeğin ailesi ise kadını suçlar. Ailelerden biri evliliğin bitirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirebilir.
      
      İlk cinsel ilişki deneyiminin başarısızlıkla sonuçlanması genellikle yorgunluğa, düğün stresine ve gerginliğine bağlanır. Bir sorun olarak algılanmaz. Ancak her denemenin başarısızlıkla sonuçlanması çiftleri bir sorunla karşı karşıya oldukları ile yüz yüze getirir.
      
      Bir çiftin evlilik ilişkisinin gündemine bir kez oturduktan sonra çiftin mahremiyet sınırlarını zorlamaya başlar. Bu konuyu aile büyüklerine açma ya da saklama konusunda bir gidip gelme ve dolayısı ile gerilim yaşarlar. Diğer taraftan bu konu çiftin mahremiyet sınırlarında kalması gereken bir konudur. Bazı çiftler tepkisel olarak aile üyelerinden birine bu konuyu açarken diğer bir grup çift her şey yolundaymış gibi bir yaşam sürdürmek zorunda kalırlar. Ancak evliliklerinde/ilişkilerinde bir şeylerin eksik olduğu düşüncesi içlerini kemirir.
       
      Her başarısız cinsel ilişki deneyiminden sonra çiftin morali daha da bozulur. Bazıları bu yüzden süreli tartışırken diğer bir grup çift ise bu konuyu hiç dile getirmez ve her bir eş bunu kendi içinde yaşamaya başlar. Zaman geçtikçe cinsel ilişki denemelerinin arası açılmaya başlar. Bunun arkasından denemeler tamamen kesilebilir. Artık her denemelerinin sonunda neyle karşılaşacaklarını bilmektedirler. Belli bir aşamadan sonra bu sorunun hiç çözülmeyeceğine inanmaya bile başlarlar.
      
      Bütün bunların sonucunda çift üyelerinden birinde ya da her ikiside cinsel ilgi ve isteklerinde azalma; erkekte sertleşme bozukluğu ve erken boşalma görülebilir. Birbirlerine uygun olmadıklarını düşünebilirler.
      
      İlk başlarda bazı vajinismus kocaları sorunun çözümünü eşinden bekler. Daha doğrusu eşinin kafasında halledebileceği bir problem olarak görür. Çözüm olmadıkça eşine gücenmeye başlar. Ancak zaman geçtikçe bunun eşinin elinde olamadığını fark eder ve bu aşamadan sonra tedavi arayışlarına girişir. İlk başlarda kocanın sorunun doğasını anlayamamasından kaynaklanan bu tutumu kadını gücendirir ve üzer, kadın anlaşılmadığını hisseder ve daha da içine kapanabilir.
      
      Diğer taraftan evliliklerde bir evlilik güveni, ilişki duygusu çift için ne kadar önemliyse, çift arasında cinsel güven duygusu olarak ifade edilen terim de o kadar önemlidir. Cinsel güven duygusu bir çift ilişkisinin sağlıklı yürütülebilmesi için en az evlilikteki güven duygusu kadar önemlidir.
       
      Vajinismus (cinsel ilişkiye girememe) sorunu yaşayan çiftlerde ne yazık ki cinsel güven duygusunun gelişmesi zora girer. Bu nedenle vajinismus terapisi çiftin cinsel güven duygularının gelişmesi için aynı zamanda çok önemli bir fırsattır.
      
      Vajinismus çözümsüz değildir. Vajinismus konuya hakim deneyimli bir cinsel terapist rehberliğinde cinsel terapi ile kesinlikle çözülebilen bir  cinsel foksiyon bozukluğudur. Çiftler  üzülmemelerini ilişkilerini hırpalamamalarını vajinismusun tedavisi olduğunu bilmelerini özellikle belirtmek isterim.
     
      Çift vajinismus sorunu yaşarken ne kadar zorlanmış olursa olsun, vajinismus terapisi sonucunda çiftlerden “biz asıl şimdi evlendik “ demelerini duymak  ve çiftin gözlerindeki o pırıltıyı görmek bir cinsel terapist için değeri dünyada hiçbir şey ile ölçülemeyecek kadar kıymetli, son derece ödüllendirici ve keyif vericidir.

 

Shu. Güldane KAVGACI
Aile ve Evlilik Terapisti & Cinsel Terapist

Vajinismus ve Cinsel Terapi ile ilgili Makalelerimiz